KOSGEB’DEN DESTEK


Başkanı Mustafa Kaplan, ” ve projelerinde hep prototip aşamasına kadar destek verilirdi. Ama biz dedik ki, endüstrileşmesine, ticarileşmesine de destek verelim. Ar-Ge ve İnovasyon projelerini 1 milyon liraya kadar destekliyoruz” dedi.

Kaplan, yaptığı açıklamada, eğer bir işletme herkesten farklı bir şey yapacağını proje olarak KOSGEB’e sunarsa, ona çok farklı bir şekilde, daha nitelikli destek olacaklarını kaydetti.

KOSGEB olarak, KOBİ’lerin pazarlama, kurumsallaşma, otomasyona geçme, daha iyi yönetme gibi konulardaki projelerine 150 bin liraya kadar geri ödemesiz destek sağladıklarını belirten Kaplan, sağladıkları destek paketlerine yenilerini eklediklerini söyledi.

İşletmelere, ”Bize bir inovasyon projesi sunarsan, yani herkesin yaptığından farklı bir şey yapmak istiyorum diyorsan, kendini farklılaştırmak istiyorsan, sana 1 milyon liraya kadar destek oluyoruz” dediklerini vurgulayan Kaplan, ”KOSGEB aslında 1995 yılından bu yana Ar-Ge destekleri vermekte.

Ama artık çağın yeni yaklaşımlarında ön plana çıkan inovasyon kavramı var. Ticarileşebilen yenilik ön planda. Ticarileşebilen yeniliklere inovasyon deniliyor. KOBİ’lerin inovatif projelerine de destek verelim dedik, bu konuda yenilik getirdik” diye konuştu.

Hizmet sektöründeki bir işletme de olsa inovasyon projesi sunduğu takdirde bu projenin de desteklendiğini ifade eden Kaplan, şöyle devam etti:

”Bir yenilik daha getirdik bu destek programlarında. Eksik olan bir halkaydı o, bütün ulusal inovasyon sistemimizde. Özellikle Ar-Ge ve inovasyon projelerinde hep prototip aşamasına kadar destek verilirdi. Bu bizde de öyleydi, diğer destek veren kurum ve kuruluşlarda da böyleydi.

Ama biz dedik ki, endüstrileşmesine, ticarileşmesine de destek verelim. Bir prototip hayata geçtiyse, bu cami avlusuna bırakılan evladımız gibi olmasın, bunu sonuna kadar destekleyelim.

Onun koluna girelim, onun pazarlanmasına, seri üretime geçmesine kadar destekleyelim istedik. Bunun için Endüstriyel Uygulamaları Destek Programı diye yeni bir uygulama daha getirdik. Ar-Ge ve İnovasyon projelerini 1 milyon liraya kadar destekliyoruz.”

”Rekabet İçin Ortak Hareket Şart ”

Ar-Ge ve İnovasyon projeleri gibi yine bazı projelerin de hayata geçirildiğini bildiren Kaplan, ”Bu projelerden biri de İşbirliği-Güçbirliği Projesi. Yani işletmelere ortak aklı, kollektif şuuru aşılamak istedik. Rekabette bir adım önde olmanın bir koşulu da güçlü olmaktır.

Rakiplerinize göre daha güçlü sermaye birliktelikleri, rakiplerinize göre organizasyon yeteneklerini daha üst seviyeye çıkarmış yapılar.

İşletmelere, bunlar sizi rekabette ön plana çıkaracak unsurlardır dedik. Artık yalnız etmenin devri geçti” dedi.

Aslında Türk kültüründe ortak, birlikte, istişare içinde hareket etmenin her zaman önce geldiğini, kollektif şuurun hep ön planda tutulduğunu vurgulayan Kaplan, şunları kaydetti:

”Ama ne olduysa, özellikle kültürel erozyonla bu gibi düşünceler ortadan kalktı. Ben bunun bazen de bilinçli olduğunu düşünüyorum. Kalkınmakta olan ülkelerde, hem siyaseten hem de ekonomik olarak bireysellik, ferdiyetçilik veya bağımsız olmak ön plana çıkartılıyor.

Herkes birleşmeye çalışırken, gelişmiş ülkeler ortak pazarlar kurmaya çalışırken, bize ne oluyor da küçük küçük ülkecikler kurmaya, küçük küçük bağımsızlıklar kurmaya kalkıyoruz.

Bu siyaseten böyle olduğu gibi, ekonomik olarak da böyle. Bakıyorsunuz uluslararası dev şirketler, büyük yapılarını çeşitli konularda ortak hareket ederek birleştiriyorlar.

Bizim de şirketler olarak gerektiğinde birleşerek hareket etmemiz lazım. Ortak Ar-Ge, ortak tasarım, ortak üretim, ortak pazarlama, ortak tedarik düzenleri olmalı. Böylece uluslararası büyük firmalarla rekabet edebilelim.”

Üniversiteler ile işletmelerin ortak proje çalışmaları yapmaları sayesinde daha nitelikli işlerin ortaya çıkacağına inandığını belirten Kaplan, ”Gerçekten ülkemizin önemli bir problemi. Üniversiteyle iş dünyasının bu noktada ciddi bir diyalog eksikliği var, ortak dil eksikliği var” diye konuştu.

Kaplan, KOSGEB’in, üniversite-sanayi işbirliğinde köprü olmaya çalıştığını ifade ederek, ”Bu köprü olmada bir nebze payımız olursa, bu bizim için şeref olur” dedi.

Öte yandan, girişimciliğin desteklenmesi konusunun da çok önemli olduğunu vurgulayan Kaplan, şöyle konuştu:

”Çünkü biz kalkınacaksak, özel sektörün eliyle kalkınacağız. Özel sektör de girişimciler sayesinde gelişecek. Petrol gibi, değerli taşlar gibi yeraltı zenginliklerimiz pek yok. Dolayısıyla yerüstü zenginliklerini kullanan, işleyen girişimcilerimiz olmalı.

Girişimcilerin desteklenmesi konusunda da çalışmalarımız var. Bu konuda 2010 yılında değişik kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte 12 bin girişimciyi eğittik. 2011 yılındaki hedefimiz ise, 20 bin girişimciyi eğitmek.”

Lütfen Yorumunuzu Ekleyin

*