KOBİ KREDİLERİ

Merkez Bankası’nın () ekonomiyi soğutmak ve cari açıkla mücadele amacıyla son aylarda aldığı sık ve sıkı önlemler, gözleri bankaların daralması muhtemel kâr marjlarının ana faktörü ve faizlerine çevirdi. büyümesinin sınırlandırılmasının hedeflendiği 2011’in ilk çeyreği tamamlanmadan önce bu oranın tutturulmasında etkili olacak takipteki oranlarını inceledik.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun () 7 Şubat 2011 tarihli en son tarihli “Türk Bankacılık Sektörü Genel Görünümü” raporuna göre kredilerin takibe dönüşüm oranındaki düşüş eğilimi dikkat çekiliyor. Rapora göre 2009 yıl sonunda yüzde 5,3 olarak gerçekleşen kredilerin takibe dönüşüm oranı, sorunlu alacak bakiyesindeki azalışın yanı sıra kredi hacmindeki artış nedeniyle 2010 yılı içerisinde 1,6 puan azaldı. Aralık 2010 itibariyle yüzde 3,7 olarak gerçekleşti.

KOBİ’lere dikkat
Küresel krizin etkisiyle Aralık 2009 itibariyle en yüksek seviyesine 21.9 milyar TL ile ulaşan takipteki alacaklar, sonrasında yaşanan düşüş eğilimi ile 2009 yıl sonuna göre yüzde 8.8 azalarak Aralık 2010 itibariyle 19.9 milyar TL seviyesine geriledi.
“Takipteki alacaklarda 2010 yılında gözlenen azalışta aktiften silinen/satılan takipteki alacaklar da etkili olmakla birlikte, bu tutarlar hariç tutulduğunda dahi bankacılık sektörünün takipteki alacak oluşumunda belirgin bir yavaşlama gözlendiğine” vurgu yapılan raporda, Aralık 2010 itibariyle kredi türleri bakımından en yüksek takibe dönüşüm oranının yüzde 4.6 ile KOBİ kredilerinde olduğu belirtiliyor.
Aralık 2010 rakamlarına bakıldığında en yüksek takibe dönüşüm oranı yüzde 4,6 ile KOBİ kredilerinde gerçekleşirken, bireysel kredilerin takibe dönüşüm oranı yüzde 4,1 kurumsal/ticari kredilerinki ise yüzde 2,8 seviyesinde. 2009 yılsonu ile karşılaştırıldığında tüm kredi türlerinde takibe dönüşüm oranı gerilerken, en fazla azalış 3,1 puan ile KOBİ kredilerinde gözleniyor.

İstihdamla korelasyon
grupları itibariyle ise en yüksek takibe dönüşüm oranı yüzde 5,8 ile yabancı bankalar grubunda iken bu oran, katılım bankalarında yüzde 3,5. Öte yandan takipteki izlenen kredilere karşılık ayırma oranının yüzde 84,4 gibi yüksek bir seviyede olması, sektörün aktif kalitesi için olumlu değerlendiriliyor.
Konuyla ilgili olarak ’ndan dergimize yapılan açıklamada, bankanın takipteki kredilerinin toplam krediler içindeki oranı, ekonominin görece daha sağlıklı olduğu dönemlerde yüzde 2-2.5 bandında seyrettiği ifade ediliyor. Buna karşın krizin etkilerinin hissedilmeye başlandığı 2008 yılı sonunda yüzde 2.4 seviyesinde olan bankanın takipteki kredi oranı, kriz yılı olan 2009 sonunda yüzde 4.3’e kadar yükseliyor.

Zirve 2009’daydı

Toparlanma yılı olan 2010’da ise hem ekonomideki düzelme hem de önceki yıllarda sorunlu hale gelen kredilerin tahsilatlarıyla, Garanti Bankası’nın takipteki kredi oranı yüzde 2.9’a geriliyor. Garanti Bankası, takipteki kredi oranlarındaki artışı en iyi ifade eden temel ekonomik göstergenin verileri olduğuna işaret ederken, işsizlik oranı ile takipteki kredi oranları arasında pozitif bir korelasyon olduğu örneğini veriyor. Bu anlamda banka, açıklamasında “İşsizlik oranında yüzde 13-14’ler seviyesini konuştuğumuz 2009’un ikinci çeyreği, takipteki kredi oranlarının da zirve yaptığı dönemlerdi. Ancak ekonomide büyüme trendine girilmesi ve düşen işsizlik oranlarıyla birlikte, yeni takibe girişler yavaşladı, tahsilatlar hızlandı” ifadesine yer vererek, bu korelasyonun altını çiziyor.

Ticari alacaklar önde
İş Bankası’ndan yapılan açıklamada ise, “Takip hesaplarında ise 2008, 2009 ve 2010 yıllarında sırasıyla 1.388, 1.980 ve 988 milyon TL tutarında artış yaşandı ve 2008, 2009 ve 2010 yıllarında yapılan tahsilat sırasıyla 625, 983 ve 1.071 milyon TL oldu” deniliyor.
Bankanın 2010 yılında takip hesaplarında gerçekleşen 988 milyon TL tutarındaki artışın 446 milyon TL tutarındaki kısmi, bireysel kredi ve kredi kartlarından, 518 milyon TL tutarındaki kısmı ticari kredilerden ve 24 milyon TL tutarındaki kısmı ise diğer alacaklardan kaynaklanıyor.

Batık krediler

Batık krediler konusunda ’nın yaptığı bir araştırmaya göre tarım işletmelerin batık kredileri 2010 yılında yüzde 116,1 arttı. Araştırmaya göre batık kredilerin sektör dağılımına bakıldığında ise toptan ve perakende sektöründekiler yüzde 105 oranında, inşaat sektöründekiler ise yüzde 114 oranında arttı.
Takipteki kredi alacakları için yüzde 100 karşılık ayıran Akbank’ın takipteki kredilerinin toplam kredilere dranı 2010’da 1.279 milyon TL ile yüzde 3.9 ile “3,6 olan sektör ortalamasının oldukça altında” Akbank’ın tüketici kredilerinin takip oranı ise 2008 için yüzde 2,3, 2009 için yüzde 4,1 ve 2010 için yüzde 2,3 olarak gerçekleşiyor. 2011 yılında 2010’daki takibe geçiş hızının azalarak devam etmesini beklediğini açıklayan Garanti Bankası, tahsilatlarda 2010 yılı performansının sergilenmeme nedenine yaşlanan takipteki kredi portföyünü gösteriyor. Bir süre takibe düşen kredi bakiyesi ve tahsilatların eşitleneceğini ve takipteki kredi bakiyelerinde yatay bir seyir izlenmeye başlanacağını belirten Garanti Bankası, buna karşın takipteki kredi oranının, kredi bakiyesindeki artış nedeniyle düşmeye devam ederek, normal seviyeleri olan yüzde 2-2.5 bandına ineceğini tahmin ettiklerini ortaya koyuyor.
Takipteki kredi oranının düşmesinin ana nedenini “plasman hacmindeki sorunsuz büyüme sağlanmasına mukabil takipteki kredilerin tahsilat oranının artırılması” olarak açıklayan İş Bankası ise 2011’de, toplam takipteki kredi tutarının ilave tahsilatlar çerçevesinde 2011 yılı içinde bir miktar düşebileceği tahmininde bulunuyor.
Bu yıl sonunda bakiyesinde takipteki kredilerin bir önceki yıl sonuna göre düşüş beklentisi içindeki bankalardan Akbank’tan yapılan açıklamada ise risk odaklı yaklaşımları sonucunda 2009 yılında yüzde 3.8 seviyesinde bulunan bu oranın yıl sonu itibariyle yüzde 2,2’ye gerilediğine işaret ediliyor.

Lütfen Yorumunuzu Ekleyin

*