2011 Borsa Beklentileri

, 2009 yılındaki olumlu performansını bu yıl Kasım ayı sonlarına kadar devam ettirdi ve gelişmekte olan ülke piyasalarının üzerindeki getiriler elde etti. Çoğunlukla iç talebi yansıtan güçlü büyüme rakamları, düşük faiz politikası ve piyasalarda kredi notunun yansıttığından daha risksiz bir ülke olarak algılanması, bu yükselişi destekleyen ana unsurlar oldu. Sonrasında ise yurt dışındaki olumsuz hava, TL’deki hızlı değer kaybı ve ’nın kısa vadeli sermaye girişini engellemeye ve kredi büyümesini yavaşlatmaya yönelik attığı adımların bankalar üzerindeki olumsuz etkisiyle, endekste satışlar gözlendi. Böylece gelişmekte olan piyasalar ile getiriler göreceli olarak eşitlenmiş oldu. Sonuçta 2010 yılına 52.825 puandan başlayan -100 Endeksi, yıl içinde en yüksek 71.777 puan seviyesini gördükten sonra cuma gününü 66.627 puandan kapattı ve yıllık bazda yüzde 26.1 getiriye sahip oldu.

2011’de izlenecek konular
2011 yılına bakıldığında ise özellikle AB’nin kamu borçlarından kaynaklanan sorunların boyutu izlenecek. Bölgede bütçe göstergelerini olumsuz etkileyebilecek, ülke borçları ile ilgili endişeleri artırabilecek ve Avrupa bankacılık sistemi ile ilgili risk oluşturabilecek şoklar, piyasalar tarafından fiyatlanacak. Bu güne kadar iki parasal gevşemede 1.85 trilyon dolar piyasalara enjekte eden ’in izleyeceği faiz politikası yakından izlenecek. ’in piyasadaki likiditeyi azaltıcı, dolara değer kazandırabilecek hareketleri, gelişmekte olan piyasalardan para çıkışlarını beraberinde getirebilir. Yine gelişmekte olan ekonomilerde ise büyümeyi kısıtlayıcı politikalar ve sermaye girişlerini zorlaştıran düzenlemelerle ilgili haber akışları, olası bir düzeltme hareketini tetikleyebilir. Son dönemde Kuzey-Güney Kore arasında yaşanan gerginlikler ve Çin büyümesi de bu risklere dâhil edilebilir. Bunun yanında iç tarafta MB’nin sıcak paraya önlem çalışmaları, yaz aylarında yapılacak genel seçimler ve bu süreçte bütçe performansı, 2010 yılındaki yüzde 8 civarındaki güçlü büyüme eğiliminin 2011’de Türkiye ortalaması olan yüzde 4.5-5 seviyelerine gelmesi olasılığı, piyasalarda fiyatlanabilecek konular arasında gösteriyor.
Büyüme sürer
2010 yılında, AB ve ABD’nin içinde bulunduğu sarmaldan yararlanan ülkelerin başında gelen Türkiye’ye sermaye girişlerinin devam etmesini bekleyen Turkish Yatırım Araştırma Müdürü Baki Atılal, “AB’nin en hızlı büyüme kaydeden ülkesi konumuzu 2011’de korumayı bekliyoruz” diyor. 2011’deki risklerin başında, 2011’e aktarılan AB borç sorununun gelmeye devam edece düşüncesinde olan Atılal, sıcak paraya ’nin alacağı tedbirlerin faizler üzerindeki etkisinin de iç tarafta risk unsuru olduğu kanaatinde.
Yatırımcıların yüksek enflasyon, kur savaşları, daralan dünya ticaret hacmi gibi konular ile ülkelerin borç sorunlarının yarattığı uzun vadeli risklerin farkında olduğunu söyleyen Garanti Portföy Stratejisti Tolga Macit Güsar, yine de ucuz ve bol sıcak para ile AB’nin attığı can simitlerinin satın alınmaya devam ettiğini söylüyor.

Lütfen Yorumunuzu Ekleyin

*